NEDEN SEÇİM YAPILIR

NEDEN SEÇİM YAPILIR
Eğer insanlar tek başına yaşamış olsalar hayatını tamamen kendi kararları ile düzenleyecektir.Her türlü ihtiyacını ve temel ihtiyaçlarını kendi halledeceği için başkasına da ihtiyaç duymayacaktır. Ancak insanoğlu başta aile bireyleri ve yakın akrabaları olmak üzere toplu halde yaşamaktadır.
Günümüzde insanoğlunun toplu halde yaşam mekanları köy,kasaba,belde,ilçe,il,şehir vesair anlamda oluşmuştur.İşte bu toplu yaşamanın sürdürülebilmesi sırasında adı geçen mekanlarda bir takım kuralların var olması ,insanların sağlıklı ve güvenli yaşamaları açısından toplumsal hizmetlerin yerine getirilmesi zaruridir. 
 Her fert, hizmetlerin yapılmasında bizzat karar veren olamayacaktır.Her kişi kendi karar vermeye kalksa yüz binlerce ve milyonlarca karar çeşidi olacaktır. İşte toplum bilimci Jean Jack Rousseu ileri sürdüğü gibi ,bireyler toplumsal sözleşme yapmak zorundadırlar.
Bu sözleşme gereği yönetim mekanizmasına her fert katılmalı söz sahibi olmalıdır.
Bunu sağlamanın yolu orada yaşayan insanların, toplumsal yaşantıda işleri yürütecek olan kimselerin kişilerin hür iradesi ile seçilmesinden geçer. Para gücünün,vesayat gücünün ve diğer elde edilen güç ve baskıların toplumsal sözleşme üzerinde etkisi olmamalıdır.Ancak bu baskılar olmadığı takdirde adalet sağlanır.
Hak ve hukuk yerini bulur.Aksi takdirde seçilenlerin elde ettikleri bir takım, para, siyaset,zümre yada başka güçler aracılığı ile halk iradesine baskı oluşturup kendilerini seçtirmeleri adaleti ve hak duygularını yok eder. Adı geçen düşünürün bahis ettiği toplumsal sözleşme, insanların seçtikleri temsilciler aracılığı ile meselelerin çözümlenmesini sağlamaktır. İşte bu nedenle seçimler yapılmak zorundadır. Ülkemizde şu günlerde mahalli idarecilerin seçimi yapılacaktır. Yani bilim adamının anlattığı üzere toplumsal sözleşmede her fert söz sahibi olmalıdır.
Başka bir ifade ile yolunu, parkını, tuvaletini, dükkan ve çarşısını düzenleyecek kişiyi seçecektir.Şimdi ben soruyorum. Düziçin de, Osmaniye de, kısacası Türkiye de hangi vatandaş idarecisini seçmektedir. Bu soruya bir tek Allah’ın kulu ben seçiyorum cevabını veremez. Sözde seçim yarışına giren hiçbir parti adayı yada adaylar halkın belirlediği adaylar değildir. Türkiye siyasetindeki bu karanlık belirsizlik ülkenin temel sorunudur. 

Çünkü kişiler toplumsal sözleşmede yoktur. Sistem, fertleri sözleşmeye katmamakta ve bertaraf etmektedir. 
Böyle bir uygulama ve anlayış devam ettiği sürece ,yani kişiler bizzat yöneticilerini seçmediği sürece günümüzde hak ve adalet olmaz. Halka hesap verme sağlanmaz. Halkın beklediği dürüst yönetim anlayışları ancak hayal olarak kalır. Bu mesele tam demokrasi olarak da tanımlanır. Toplumların bulundukları siyaset seviyesini gösterir. Çoğu zaman gelişmiş ülke olmanın olmaz ise olmazı hak ve adalet üzerine olan bir seçim sistemidir. O halde seçim neden yapılır. 
Halkın katkı sağlamadığı bir seçimden ne beklenir. Hangi sorunların çözümü beklenir. 
Meselelerin çözüleceğine inanılsa dahi bu hizmet ne derece güven ve itimat verecektir. İşte Türkiyenin en temel problemi budur. Halkın hiçbir surette yöneticisini bizzat seçme hakkı yoktur. Her vatandaş vicdanında bu meseleyi tartmalıdır. Av.Ökkeş AĞCA
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 6558