Edinilen bilgiye göre Alibozlu köyü Dereobası mahallesinde bir tatlı merasiminde havaya sıkılan silahtan çıkan yorgun mermiler balkonda bulunan üç kişi yaralandı.

Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.

YORGUN MERMİ NEDİR? YORGUN MERMİDEN NASIL KORUNULUR?

Yorgun mermi haberlere konu olması dolasıyla birçok vatandaşın araştırdığı konu olmaya devam ediyor. Bugüne kadar birçok vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olan yorgun mermi, özellikle düğün gibi toplu etkinliklerde çok fazla gündeme gelmektedir. Peki, yorgun mermi nedir? İşte, o konu hakkında bazı bilgiler.

Yorgun mermi, havaya gerçekleştirilen atışın ardından merminin hızını kaybederek yere doğru ivme kazanması anlamını taşımaktadır. Namludan çıkan merminin maksimum 1500 metreye kadar yükselebilme kapasitesinde olması dolayısıyla hız kaybetmekte ve yer yüzüne düşmektedir. Bir merminin ortalama hızı saatte 160 kilometre hıza ulaştığı için yer yüzüne düşüş hızı da bu nedenle ölümcül olabilmektedir.

Özellikle düğün ve kutlamalarda havaya sıkılan mermiler ateşlendikten bir kilometre kadar uzağa gidip yorgun mermi olarak bir canlıya zarar verebiliyor. Bu nedenle uzmanlar bir kişiye hedef alarak ateş etmekle, havaya sıkılan bir merminin zarar verme açısından bir farkı olmadığını belirtiyor. Ülkemizde Osmaniye, Adana ve Mersin illerinde sıkça rastlanan yorgun mermi ile ilgili merak edilenleri bir araya getirdik...

YORGUN MERMİ NE DEMEK?

Çok sayıda deney ve tartışmanın da konusu olan yorgun mermi esas olarak havaya doğru ateşlenen herhangi bir merminin namlu çıkış hızını kaybettikten sonra yer çekiminin etkisiyle tekrardan hız kazanarak ama daha dengesiz bir şekilde yere düşmesidir.

Ateşlenen herhangi bir mermi namludan çıktıktan sonra barutun yanmasıyla yaşanan patlamanın etkisiyle kuvvetli bir kinetik enerjiyle ilerlemeye başlar, bu aşamada merminin sahip olduğu doğrusal hızda ilerleme hali nedeniyle bu mermiye "Zinde Mermi" denir.

Mermiler çıktıkları silahların namlu ve atış özellikleri, çap ve boylarının boyutları gibi faktörlerin etkisiyle belli bir mesafe ve hızdan sonra güçlerini kaybederek yerçekiminin etkisiyle düşüşe geçerler. İşte merminin tükenip dengesiz bir şekilde düşüşe geçtiği bu aşamadaki durumu '"Yorgun Mermi" olarak tarif edilir.

Yorgun mermi tabiri ilk olarak İkinci Dünya Savaşı sırasında kullanıldı. Bu savaş sırasında it dalaşı olarak bilinen avcı uçaklarıyla yapılan hava savaşları sırasında aşırı miktarda kullanılan mermiler sebebiyle bazı pilotlar uçaklarıyla aynı hızda ilerleyen mermiler görmekteydiler. İşte uzmanlar kuvvetli kinetik enerjisini kaybederek havada kararsız bir şekilde düşüşe geçen bu mermilere yorgun mermi adını verdiler.

YORGUN MERMİLER VE YOL AÇTIĞI TEHLİKELER

Havaya veya herhangi bir yöne doğru ateş edilerek hedefini bulamadan düşüşe geçen mermiler, düştükleri veya çarptıkları noktada en yüksek güçleriyle etkilerini ortaya koymazken yine de ciddi yaralanma ölüm ve maddi hasarlara yol açmaktadırlar. Ateşli silah yaralanmalarından farklı belirtiler gösteren yorgun mermilere bağlı yaralanmalar, insanların yorgun mermi yaralanmaları hakkında bilgi sahibi olmaması bazen bu mermilerle yaralanan kişilerin yanlış müdahalelere maruz kalmalarına veya gerekli tedavinin geciktirilerek ölümlere sebebiyet vermektedir.

Tıbbi terminolojide serbest düşme hareketi yapan mermi çekirdeklerine bağlı yaralanma olarak nitelendirilen yorgun mermi yaralanmaları riski, özellikle meskun mahallerde yapılan düğün ve kutlama merasimlerinde ateşli silahların kullanımıyla daha da artmaktadır. Bu tur yaralanmalar seyrek görüldüğü için yaralanmaya ilk müdahale yapacak sağlık personelinin yaralanma şeklini tanıması ve gerekli müdahaleyi zamanında ve gerektiği ciddiyetle yapmasında bazen gecikmeler olabilmektedir. Bu noktada beklenen İlk müdahale anındaki muayene bulguları ateşli silah yaralanmasına benzer özellik göstermese de bunların ASY olabileceği ihtimali unutulmadan değerlendirilmeleri ve tedavileri yapılırken adli boyutu göz önüne alarak delilleri koruyacak şekilde davranılmasına dikkat edilmelidir.

Ülkemizde Yorgun mermilere bağlı yaralanma ve ölümlerin artışında yaşanılan bölgelerin özellikleri ve insanların silah kullanma kültürlerinin de etkisi büyüktür. Türkiye'deki yaralanmalar incelendiğinde özellikle yaz aylarında geceleri çatı veya terasta yatma kültürünün olduğu Adana ve İzmir illerinde bu tip yaralanmalara daha çok rastlanmaktadır.